Merhaba !..

Son günlerde işinden şikayet etmeyen birisine rastladınız mi hiç? Ya da bir beş yıl sonra kendini aynı işi yaparken hayal eden? Malesef sosyal çevremiz ne yapacağına karar veremeyen, dört duvar arasında sıkışmış gibi hisseden, büyük çoğunluğunun yakası beyaz insanlarla dolup taşmış vaziyette.. Peki gerçekten bu ruh halinden kurtulmanın tek yolu tası tarağı toplayıp Ayvalığa mı yerleşmek ? Bütün zeytinlikler kollarını açmış gri şehirlerin biz yabani modernlerini mi bekliyor dersiniz?

Güneşli bir çalışma gününün sabahıydı ve ben on yıldır çalıştığım bankama doğru sürüyordum arabamı herşeyi bırakıp oyuncu olmaya karar verdiğimde.. Hayalinin peşinden koşmak çok güzeldi tabi ama hayal de gerçeğe evrildikçe büyüsünden uzaklaşıyor, gerçeklerin engebeleri bariyer gibi karşısına set çekmeye başlıyordu insanın..Los Angeles’taki havalı oyunculuk derslerinden biraz farklıydı gerçek dünya..Peki pişman mıydım ? Asla..Sadece herkesin gri hayattan kurtulmak için bu deliliği yapmak zorunda olmadığına inanıyorum 🙂 Çağrı merkezi asistanlığından genel müdürlükte satış koordinasyon yönetmenliğine kadar uzanan kariyer yolculuğunda herkes gibi zaman zaman çok farklı durum ve insanla karşılaşmışlığım, pek çok kez demotive olmuşluğum, birkaç kez de istifanın eşiğine gelmişliğim vardır..Bunun yanında ne olursa olsun kaybetmediğim bir yetim vardı ki o da mutlu çalışmak..Çevremdeki herkesin “ne içiyorsan bize de söyle” ya da ‘bankacılık senin mesleğin değil” feryatlarına aldırmadan geçirdiğim on yıl boyunca hep neşe seviyemi üst düzeyde tutabilmeyi başardığım için de kendimle hep garip bir gurur duymusşumdur..Belki oyunu kuralına göre oynamayıp, kaprislerimle insanları boğmadığım için organizasyon şemasındaki çok daha üst noktalara gidemedim ama en havalı ceo’ların bile ulaşamadığı Mutluluğa herkesten önce terfi ettim ben!..

Bankadayken aldığım oyunculuk ve müzikal eğitimleri sayesinde bankadan ayrıldıktan sonra girdiğim seçmelerde başarılı olup profesyonel müzikal oyuncusu olarak hayatıma devam ettim..Ancak çevremdeki insanlara ve daha fazla insana daha çok şey vermenin heyecanı içimde oldu hep..Buradan hareketle soğuk bir Mart gecesinde çalışan herkesi mutluluğa terfi ettirmek için Happy Office’i kurdum. Bu belki de Oscar almaktan bile zordu..Onca negatifliğin arasında kolay mı mutlu olmak, mutlu kalmak? Şimdiden söyleyeyim : Çok zor !.. Ama bir o kadar da zevkli 🙂 Mutluluk insanlık tarihi boyunca herkesin en büyük ruhsal kariyer hedefi olmuştur, ancak çok azımız bunun da tüm başarılarda olduğu gibi büyük bir emek istediğini kabul etmiştir…

Bu sayfada, bu sayfayla birlikte Happy Office’in facebook ve instagram sayfasında Happy Office ve Mutluluğa Terfi Etme hakkında herşeyi olmasa da çok şeyi bulabilecek, bunun yanında oyunculuk kariyerimle ilgili en son haberleri, fotoğraf ve videoları, workshoplarımla ilgili bilgi ve duyuruları bulabileceksiniz !..

Mutluluğa terfi yolculuğuna çıkan herkese şimdiden Allah zihin açıklığı versin !..

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s